Trendwatching, 2017 trendleri ile ilgili öngörülerini Campaign Türkiye için paylaştı. 2017 ve sonrasında radarınızda olması gereken beş trend…

Bu sezgisel bir gerçek olsa da tüketicilerinizin gelecekte ne isteyeceğini bilmek onlara sormaktan geçmez. Bu, diğer işletmelerin/işlerin (sizin sektörünüzün dışından olsalar bile) yaptıklarını izlemekten ve belirledikleri yeni beklentileri tanımlamaktan geçer. Çünkü bu beklentiler hızlı bir şekilde kapınıza gelecek.

Bu yüzden belli bir sırayla sunulmayan aşağıdaki beş trend için çeşitli sektör ve bölgelerden gelen yeniliklerle desteklenmekte diyebiliriz. Meydan okuma mı olduğunu düşünüyorsunuz? Sadece markanızı 2017’de nasıl etkileyeceklerini anlamaya çalışın.

1. Sanal deneyim ekonomisi

“İş Hayatı Bir Tiyatro ve de Her Şirket Bir Sahne” kitabında nadir ve şaşırtıcı deneyimler elde etmek bir oyundu. Ama 2017’de, VR ve AR gibi dijital deneyimlerin birbirine bağlı milyonlarca tüketici için başlı başına statü değeri haline gelmesiyle beraber sonunda üretimdeki mesai yılları karşılığını buluyor.

İlk defa tüketiciler, evrensel olarak ulaşılabilir ve küresel bir platformda  deneyimlere katıldılar. Bunun yanında da benzersiz yolculuklara ve bireyselleşmeye açık olarak kendilerini ifade etme şansı yakaladılar.

Ekim 2016’da, ABBA yeni nesil hayranlarının kendilerinin daha önceki hallerini görmelerini, duymalarını ve hissetmelerini sağlayacak en yeni dijital ve sanal gerçeklik teknolojisini kullanacak bir girişim başlattığını duyurdu. Eğer ABBA’nın sanal turları fiziksel ortamda gerçekleştirilen konserleri kadar değerli olursa bunun nedeni; katılımcılara heyecan sunmaları ve onlara farklı bir ortamda konuşmaya değer kalıcı hatıralar yaratmaları olacak.

İnsanlara unutulmaz bir sanal deneyim sağlamanın bir sonraki adımı ne? Onlara sanal bir deneyim kazandırın. Google’ın Eğme Fırçası, kullanıcıya sanal bir paletten seçebilecekleri renkler sunarken elle kullanılan 3 boyutlu bir boyama imkanı da veren bir VR uygulama. Peki, bu örnekte de olduğu gibi markanız 2017’de dijital yaratıcılığın geleneksel biçimde sanatsal ve sürükleyici formları almasını nasıl sağlayabilir?

interviewing.io… Site, görüşmecinin ve adayın sesini gizleyecek bir özelliğini duyurdu.

2. Ayrı dünyalar

2017’de dünya çapında pek çok vatandaş keskin bir rahatlamanın aksi yönünde gelişen ve son 12 aydır da devam eden sorunla savaşmaya devam edecek; küreselleşmenin ekonomik, sosyal, kültürel etkileri… Çoğu açık ve birbirine bağlı bir dünya düşüncesine bağlı kalırken, diğerleri kendi topraklarında bir dönüşe yönelecek. Bu da markalar için iki fırsat yaratıyor; “yeni küresel vatandaşlar”a hizmet etmek ya da “ulusal hedeflerine” hitap etmek.

Bu çelişkili alanda gezinmek için amaçlı markalar, insanların değişen ev sistemi ile olan ilişkilerini anlamaları için yardım ederek yeni fırsatlar bulacak. Kopenhag merkezli seyahat web sitesi Momondo yayınladığı DNA Journey isimli kampanyasıyla insanlarla kültürler arasında köprü kurmayı ve anlayışı artırmayı amaçladı. Kampanyaya katılan gönüllüler dünyanın pek çok yerinden genlerin eritildiği DNA sonuçlarını görmeden kendi ülkeleriyle ilgili gururla bahsediyor, diğer ülkelerle ilgili sorunlarını anlatıyorlardı.

Diğer yandan, “önce yerel” bakış açısıyla ulusal besleyiciler belirli bir yere gerçek bir bağlılık gösteren ürünlerle ve kampanyalarla sunulabilir. Eylül 2016’da Starbucks Upstanders’ı başlattı. Bu, Amerika’da içinde yaşadıkları toplulukları bir şekilde değiştirmeye çalışan bireyleri ön plana çıkaran oldukça orijinal podcast’lerden, kısa öykülerden ve videolardan oluşan bir seri.

2017’de yeni küresel vatandaşların ve ulusal besleyicilerin sizin hikayenize nasıl uyduğunu düşünün. Kutsal Kase? İkisini de yapın. Ama çoğu marka için bu, bir taraf seçmek anlamına gelecek.

3. Gizlenen bireyler

2017’de, eski ön yargılardan tutun da ortaya yeni çıkan teknolojilere kadar online farklı büyük güçler anonimliğin bir sonraki evrimini tetikliyor. Artan rakamlar, onları gerçek kimliklerinden kurtaran araçlar ve platformları kucaklayarak anonime giden özgürlüğü, adaleti ve yeni perspektifleri mümkün kıldı.

#airbnbwhileblack skandalından, Google’ın amatör saç başarısızlığına kadar 2016’da gördük ki online alanda ayrımcılık yapmak adına yeni yollar bulunabiliyor. Bu eski önyargılardan korunmayı hedefleyen markalar 2017’de kazananlar arasındaki yerlerini alacaklar. Amerika’da teknik iş görüşmeleri yapmak için mühendisler tarafından geliştirilen interviewing.io, görüşmecinin ve adayın sesini gizleyecek bir özelliği duyurdu. Bu servis, görüşme yanlılığını kaldırmak için sesleri değiştiriyor ve görüşmede önyargıları ortadan kaldırmak için suni unsurlar veya hayvan sesleri ekliyor. Bu trendden faydalanınca yalnızca anonimlik için bir fırsat doğmuyor, aynı zamanda bireyleri kişiliklerini çeşitlendirmeleri için de imkan veriyor. Antipersona uygulaması tüketicilerin Twitter’ı diğer kullanıcıların gözünden görmelerini sağlıyor. Kullanıcıların online perakende platformlarında diğerlerine sunulan fiyatı kontrol edebileceği benzer bir uygulamanın gelmesi ne kadar sürecek?

Strangers discover their ancestry and the result is beautiful

DNA Journey… Markalar için iki fırsat çıkıyor; “yeni küresel vatandaşlar”a hizmet etmek ya da “ulusal hedeflerine” hitap etmek…

4. Gücü ele geçirme

Paylaşım ekonomisinin hazırladığı beklentilerle tüketiciler sürdürülebilirlik çerçevesinde fikirlerini geliştiren zeki markaları kucaklıyor ve dikkatlerini gücü ele geçirmeye yöneltiyor. Bunun anlamı da heyecan verici değerlerin kaynaklarını bulmak ve açmak ya da toplumun ve gezegenin iyiliği adına herhangi boşa gitmiş bir kaynağı elemenin yaratıcı yollarını bulmak.

Yeni teknolojiler tüketicilere yeni fazlalıklar verecek ve markalara yenilikçi gücü ele geçirme fırsatları sunacak. Nissan’ın piyasaya sürdüğü proje ile İngiltere’deki Nissan LEAF otomobili ve e-NV200 elektronik kamyonet modeli sahiplerine araçlarındaki bataryalarda kalan enerjiyi National Grid’e yeniden satmalarına imkan veriyor. Nissan aynı zamanda evler için benzer bir batarya platformu olan xStorage’i piyasaya sürmeyi planladıklarını da açıkladı. Bunun sayesinde kullanıcılar yoğun saatlerin dışındaki zamanlarda onu şarj ederek ve fiyatların yüksek olduğu zamanlarda biriken enerjiyi kullanarak eve daha ekonomik bir şekilde enerji sağlayabilecekler.

Talep üzerine yemek dağıtım servisleri de bu trend için yeni fırsatlar yarattı. Merkezi São Paulo’da olan aşevi Banco de Alimentos, Reverse Delivery’yi piyasaya sürdü. Bu, dağıtım yapan ve yemeği verdikten sonra boş ellerle dönen binlerce sürücünün gücünü kullanan bir girişim. Sürücüler, yemekleri müşterilere ulaştırdıklarında bağışlanmış yemekleri topluyor ve ihtiyacı olanlara dağıttıkları restoranlara geri götürüyor.

Şimdi markanızın tüm sahalarına bakın ve paylaşım ekonomisindeki herhangi bir iş modelinin israfı azaltmak veya gidermek için size ilham verip veremeyeceğini kendinize sorun.

Reverse Delivery… Dağıtım yapan ve yemeği verdikten sonra boş ellerle dönen binlerce sürücünün gücünü kullanan bir girişim.

5. “Büyük Kardeş” markalar

Uygunluk. Kusursuzluk. Anlamlılık. Müşteri beklentilerini şekillendiren, birbirine bağlı bu temel gereklilikler, 2017’de yeni bir seviyeye yükselecek. Ve George Orwell’in 1984’ündeki Büyük Kardeş’in distopik derebeyliği gibi, kişiselleştirilmiş hizmetin büyüleyici düzeyi için duyulan acımasız arzu, yeni akıllı teknolojileri ortaya çıkaracak. Büyük kardeş markaların yeni jenerasyonuna liderlik edecek.

Bu trend, birbirine yakın iki gücün ürünü: Ekranların, ses tanıma için dijital araçlarımızla etkileşime geçmenin birincil yolu olmak üzere yer değiştirmesi (tuşlara basmaktan daha hızlı ve daha yanlışsız olan Baidu’un ses teknolojisini düşünün) ve bir de yapay zekalı asistanların kapasitelerinin giderek gelişmesi ve tüketicilere daha aşina hale gelmeleri.

Büyük markalar halihazırda bu alanda çalışıyor. Mesela Google’ın, Google Assistant destekli ve ses aktivasyonlu bir aracı mevcut. Her zaman hazırda bekleyen bu araç, kullanıcının Google hesabına bağlanıp e-postaları ya da takvimleri tarıyor, randevuları kontrol ediyor, listeler hazırlıyor… Sesli komut ile kullanıcılar, hava durumu ve trafikle ilgili güncel bilgiye ulaşmak üzere sorular sorabiliyorlar.

Ve bu trend giderek yükseliyor. Dünya genelinde 2015 yılında 390 milyon olan dijital sanal asistan kullanıcıları sayısının 2021’e kadar 1.8 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor (Tractica, Ağustos 2016).

Bunun gerçekleştiğini de hepimiz görüyoruz. Tıpkı Amazon’un Alexa platformunun hızla gelişmesi gibi. Ocak 2016’da Alexa ses aplikasyon dükkanında 135 adet “beceri” (üçüncü parti yetkinlikler) vardı. Haziran 2016’dan itibaren bu 1000’e ve Eylül’den itibaren de 3000’e ulaştı. Amazon aynı zamanda, “20 dakika boyunca insanlarla, tutarlı ve bağlantılı şekilde popüler konularda konuşabilecek” bir sosyal bot yaratabileni 2.5 milyon dolarla ödüllendireceğini duyurdu. Büyük kardeş markaları 2017’de nasıl sahiplenebileceğinizi konuşmanın zamanı değil mi?

Özetle…

Tabii ki bunlar, 2017 ve sonrasında müşteri beklentilerini etkileyecek tüketici trendlerinin sadece bir kısmı. Sizi zorlayacak olan şey oyunun kurallarını değiştiren bu inovasyonları dikkate almak ve sonra bunları, sahiplenip kullanabileceğiniz anlamlı fikirlere uygulayıp hayata geçirmek. Bu kolay olmayabilir… Fakat emin olun eğlenceli ve faydalı olacak.

David Mattin
Trendwatching Strateji Lideri
[email protected]

Kaynak: campaigntr.com

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Düşünceler

Paylaşmak istedikleriniz mi var?

Gönderiliyor

®  2018 Araştırıyorum 

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?