Enflasyon

2013 yılı TÜFE enflasyonu yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. 2013 yılının tamamında TÜFE enflasyonuna en büyük katkı 2,3 puan ile gıda grubundan gelirken, ulaştırma grubunun katkısı 1,8 puan oldu.

2014 yılı TÜFE enflasyonu yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. Son ayda gerçekleşen düşüş ile, enflasyon Merkez Bankasının beklentisinden de aşağıda kaldı. 2014 yılının tamamında TÜFE enflasyonuna en büyük katkı 3,1 puan ile gıda grubundan gelirken, ulaştırma grubunun katkısı 1,8 puandan 0,3 puana düştü.

2015 yılı TÜFE enflasyonu yüzde 8,5 olarak gerçekleşti. 2016 yılının tamamında TÜFE enflasyonuna en büyük katkı 2,8 puan ile gıda grubundan gelirken, konut grubunun katkısı 1,2 puan oldu.

2016 yılı TÜFE enflasyonu yüzde 8,8 olarak gerçekleşti. 2016 yılının tamamında TÜFE enflasyonuna en büyük katkı 1,8 puan ile ulaştırma grubundan gelirken, gıda grubunun katkısı 1,3 puan oldu.

2017 yılı Merkez Bankası resmi TÜFE enflasyon tahmini yüzde 6,5, piyasa beklentisi yüzde 8,5- 9,5 aralığında. Merkez Bankası 30.01 2017 tarihinde 2017 yılı için enflasyon tahminini yüzde 8,0e yükseltti. Merkez Bankası Nisan ayı enflasyon raporunda 2017 için enflasyon tahminini yüzde 8den yüzde 8,5a yükseltti.     Merkez bankası 31 Temmuz tarihinde yayınladığı Enflasyon raporunda 2017 yılsonu enflasyon beklentisini %8,5tan %8,7ye yükseltti.

Ocak 2017 enflasyon (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 2,46 arttı (piyasa beklentisi %1,70 artış idi). Enflasyon Ocak 2016-Ocak 2017 yüzde 9,22, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 7,76 oldu.   Aylık en fazla artış yüzde 6,37 ile gıda grubunda oldu.   Aralık ayında yüzde 7,48 olan çekirdek enflasyon Ocak ayında yüzde 7,74e yükseldi.   Dolar kurundaki artış enflasyonu yükselten en önemli etken. 2017 yılının ilk 5 ayında enflasyon yükselmeye devam edecek.

Merkez Bankası, Ocak ayı toplantısında haftalık repo faizini değiştirmedi (%8), faiz koridorunun üst bantında. 75 puan artış yaptı 7,25/ 9,25) . Ocak başından bu yana daha yoğun bir şekilde kullanılan geç likilite penceresi (GLP) faizini de %10dan %11e yükseltti.   Merkez Bankası, haftalık repo ihalesi açmıyor ve. bankaların ihtiyaçlarını faiz koridorunun üst bandından ve/veya GLPden karşılıyor..   Başka bir deyişle, Merkez Bankası üstü kapalı bir faiz artışı gerçekleştirdi.   Merkez Bankası 2017 yılında yalnızca 8 toplantı yapacak, bir sonraki toplantı 16 Mart tarihinde.   Ocak ayında REK 88,17 değerini aldı (Aralık 2016ya göre Tlde yüzde 4,3 değer kaybı). Kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerin büyüme hızı yüzde 12 civarında, bireysel kredilerin büyüme hızında artış kamu bankalarının öncülüğünde devam ediyor(artış yüzde 9,6 civarında)

Şubat 2017 enflasyon (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0,81 arttı (piyasa beklentisi % 0,5 artış idi). Enflasyon Şubat 2016-Şubat 2017 yüzde 10,13/ on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 7,88 oldu.   Aylık en fazla artış yüzde 2,82 ile ulaştırma grubunda oldu.  Gıda grubundaki artış yüzde 0,84 olarak gerçekleşti.   Ocak ayında yüzde 7,74 olan çekirdek enflasyon Şubat ayında yüzde 8,56ya yükseldi.   Dolar kurundaki artış enflasyonu yükselten en önemli etken. 2017 yılının ilk 6 ayında enflasyon yükselmeye devam edecek.

Merkez Bankası Ocak başından bu yana haftalık repo ihalesi açmıyor ve. bankaların ihtiyaçlarını faiz koridorunun üst bandından ve/veya GLPden karşılıyor.   Başka bir deyişle, Merkez Bankası üstükapalı bir faiz artışı gerçekleştirdi.   Ortalama fonlama maliyeti %10,7 dolaylarında..   Şubat ayında REK 88,83 değerini aldı (Ocak 2017ye göre TLde yüzde 1,3 değer artışı ama 2003 yılında bu yana en zayıf TL değeri devam ediyor). Kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerin büyüme hızında artış var ( yüzde 14,3 civarında), bireysel kredilerin büyüme hızında artış hızlandı (yüzde 12,3 civarında). Kamu bankalarının kredi verme konusunda liderlikleri devam ediyor.

Mart 2017 enflasyon (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 1,02 arttı (piyasa beklentisi % 0,6 artış idi). Enflasyon Mart 2016-Mart 2017 yüzde 11,29/ on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 8,21 oldu.   Aylık en fazla artış yüzde 1,99 ile giyim grubunda oldu.  Gıda grubundaki artış yüzde 1,93 olarak gerçekleşti.   Şubat ayında yüzde 8,56 olan çekirdek enflasyon Mart ayında yüzde 9,46ya yükseldi.   Gıda fiyatları ve dolar kurundaki artış enflasyonu yükselten en önemli etkenler. 2017 yılının ilk 6 ayında enflasyon yükselmeye devam edecek.

Merkez Bankası, Mart ayı toplantısında haftalık repo faizinde ve faiz koridorunun alt üst bandında bir değişikliğe gitmedi ama GLP faizini yüzde 11den 11,75e yükseltti.    Merkez Bankası, Ocak başından bu yana haftalık repo ihalesi açmıyor ve bankaların ihtiyaçlarını faiz koridorunun üst bandından ve/veya GLPden karşılıyor.   Ortalama fonlama maliyeti %11,4 dolaylarında.   Mart ayında REK 88,85 değerini aldı (Şubat 2017ye göre Tlde yüzde 0,6 değer artışı ama 2003 yılından bu yana en zayıf TL değerleri serisi devam ediyor). Kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerin büyüme hızında artış var           ( yüzde 14,5 civarında), bireysel kredilerin büyüme hızında artış hızlandı (yüzde 13,3 civarında). Kamu bankaları kredi verme konusunda liderler.

Nisan 2017 enflasyon (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 1,31 arttı (piyasa beklentisine paralel). Enflasyon Nisan 2016-Nisan 2017 yüzde 11,87/ on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 8,66 oldu.   Aylık en fazla artış yüzde 9,13 ile giyim grubunda oldu.  Gıda grubundaki artış yüzde 1,23 olarak gerçekleşti.   Mart ayında yüzde 9,46 olan çekirdek enflasyon Nisan ayında yüzde 9,42ye geriledi.   Dolar kurunun enflasyon üzerindeki etkisi yavaşlamakta, öte yandan gıda fiyatlarındaki yüksek seyir enflasyonu olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Merkez Bankası, Nisan ayı toplantısında haftalık repo faizinde ve faiz koridorunun alt üst bandında bir değişikliğe gitmedi ama GLP faizini yüzde 11,75ten 12,25e yükseltti.    Merkez Bankası, Ocak başından bu yana haftalık repo ihalesi açmıyor ve bankaların ihtiyaçlarını faiz koridorunun üst bandından ve/veya GLPden karşılıyor.   Ortalama fonlama maliyeti %11,7 dolaylarında.   Nisan ayında REK 90,41 değerini aldı (Mart 2017ye göre TLde yüzde 1,0. değer artışı var/Tlde değer artışı 3 aydır devam ediyor.  Kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerin büyüme hızında artış var   ( yüzde 15,5 civarında), bireysel kredilerin büyüme hızında artış hızlandı (yüzde 14,5 civarında). Kamu bankaları kredi vermede ön sıradalar..   Merkez Bankası brüt dolar rezervleri 85 milyar dolar ile son 5 yılın en düşük seviyesinde.

Mayıs 2017 enflasyon (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0,45 arttı (piyasa beklentisi yüzde 0,40 idi). Enflasyon Mayıs 2016-Mayıs 2017 yüzde 11,72/ on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 9,09 oldu.   Aylık en fazla artış yüzde 5,97 ile giyim grubunda oldu ( giyim grubunda hesaplama yöntem değişimi nedeniyle artış mevsim normallerinin altında kaldı)i.  Gıda grubundaki yüzde 0,55 düşüş gerçekleşti.   Nisan ayında yüzde 9,42 olan çekirdek enflasyon Mayıs ayında yüzde 9,38e geriledi.  

Merkez Bankası, Merkez Bankası Mayıs ayında toplantı yapmadı.   Ocak başından bu yana haftalık repo ihalesi açmıyor ve bankaların ihtiyaçlarını faiz koridorunun üst bandından ve/veya GLPden karşılıyor.   Ortalama fonlama maliyeti %11,9 dolaylarında.   Mayıs ayında REK 91,38 değerini aldı (Nisan 2017ye göre TLde yüzde 1,3. değer artışı var/Tlde değer artışı 4 aydır devam ediyor.  Kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerin büyüme hızında artış hızlandı ( yüzde 17,1 civarında), bireysel kredilerin büyüme hızında artış ta hızlandı (yüzde 15,8 civarında). Kamu bankaları kredi vermede ön sıradalar..

Haziran 2017 enflasyon (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0,27 düştü (piyasa beklentisi yüzde 0,10 artış idi). Enflasyon Haziran 2016-Haziran 2017 yüzde 10,90/ on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 9,36 oldu ( Ağustos 2016 dan bu yana enflasyonun düştüğü ilk ay/öte yandan 2003 yılından en yüksek Haziran verisi).   Aylık en fazla artış yüzde 1,1 ile eğitim grubunda oldu.  Gıda grubunda yüzde 1,1 düşüş gerçekleşti.   Mayıs ayında yüzde 9,38 olan çekirdek enflasyon Haziran ayında yüzde 9,20e geriledi.  

Merkez Bankası, 16 Haziranda yaptığı toplantıda faiz koridorunun alt ve üst bandında ve haftalık repo faizinde bir değişiklik yapmadı. (%7,25/%9,25/%8,0.   Merkez Bankası, Ocak başından bu yana haftalık repo ihalesi açmıyor ve bankaların ihtiyaçlarını koridorun üst bandından veya GLPden karşılıyor (%12,25).   Ortalama fonlama maliyeti %11,95 dolaylarında.   Haziran ayında REK 91.38 değerini aldı (Mayıs 2017ye göre TLde yüzde 0,1. değer düşüşü var/Tlde 4 aydır devam eden artış Haziran ayında durdu.  Kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerin büyüme hızında artış bir miktar yavaşladı ( yüzde 16,9 civarında), bireysel kredilerin büyüme hızında artış ta yavaşlama var (yüzde 15,6 civarında).

Temmuz 2017 enflasyon (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0,015 arttı (piyasa beklentisi yüzde 0,05 artış idi). Enflasyon Temmuz 2016-Temmuz 2017 yüzde 9,79/ on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 9,44 oldu.   Aylık en fazla artış yüzde 1,7 ile lokanta ve oteller grubunda oldu.  Gıda grubunda yüzde 0,7 düşüş gerçekleşti.   Haziran ayında yüzde 9,2 olan çekirdek enflasyon Temmuz ayında yüzde 9,6ya yükseldi ( olumsuz).   Diğer bir olumsuz haberde ÜFEdeki (yurtiçi üretici fiyat endeksi) gelişmeler, ÜFE çok hızlı artıyor, Temmuz 2016ya göre artış %15,45, 12 aylık ortalamaya göre artış % 10,94.   Kur artışlarının ithal girdiler üzerinde oluşturduğu baskı ÜFEyi olumsuz etkiledi.  

Merkez Bankası, 27 Temmuz tarihinde yaptığı toplantıda faiz koridorunun alt ve üst bandında ve haftalık repo faizinde bir değişiklik yapmadı. (%7,25/%9,25/%8,0.   Merkez Bankası, Ocak başından bu yana haftalık repo ihalesi açmıyor ve bankaların ihtiyaçlarını koridorun üst bandından veya GLPden karşılıyor (%12,25).   Ortalama fonlama maliyeti %11,95 dolaylarında.   Temmuz ayında REK 89,39 değerini aldı (Haziran 2017 verisi 91,47den 91,42ye revize edildi. Revize edilen Haziran verisine göre TLde yüzde 2,2 değer düşüşü var/olumsuz.  Kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerin büyüme hızı yüzde 17,8 civarında), bireysel kredilerin büyüme hızı ise (yüzde 16,1 civarında).

Dünya Bankası, 13 Ocak 2017 tarihinde yayınladığı Global Ekonomide Beklentiler raporunda, Türkiye 2017 yılı büyüme tahmini %3,0 olarak verdi.

TUİK, 26 Ocak 2017 tarihinde yayınladığı bülten ile TÜFE hesaplamasında kullanılan ana harcama gruplarının ağırlıklarında değişikliğe gitti. Gıda grubunun ağırlığını 23,7den 21,8 düşürdü, ulaştırma grubunun ağırlığını 14,3ten 16,3e yükseltti.

Standard and Pool’s, 27 Ocak tarihinde Türkiye kredi notunun görünümünü durağandan negatif indirdi.     Değerlendirme kuruluşunun Türkiye için 2017 büyüme beklentisi yüzde 2,4.

Ficth, 27 Ocak 2017 tarihinde Türkiye kredi notunu BBB- den BB+ seviyesine indirdi. Ficth, Türkiye’ye “ yatırım yapılabilir ülke notu veren” son değerlendirme kuruluşu idi.   Not indirimi ile bu özelliğimizi kaybettik. Ficth, politik risk ve belirsizliği not indiriminde rol oynayan en önemli faktörler olarak belirledi.   Değerlendirme kuruluşunun Türkiye için 2017 büyüme beklentisi yüzde 2,4.

Dünya Bankası, 01 Şubat 2017 tarihinde yayınladığı Türkiye Ekonomisi Şubat ayı notunda, Türkiye 2017 yılı büyüme tahmini %3,0ten %2,7 indirdi.   Dünya Bankasının 2017 enflasyon beklentisi %9,0/ cari açık/GSMH beklentisi ise – %5,0.

IMF, 03 Şubat 2017 Türkiye Ekonomisi notunda 2017 beklentilerini açıkladı: Büyüme %2,9/enflasyon %8/işsizlik %11/cari açık/GSMH -%5,3.   IMF, yapımı süren kamu-özel ortaklığı projelerinin (KÖO) ve de işletime alınan KÖOların kamuya getirdiği dolar bazlı yükü Türkiye ekonomisi için önemli bir risk olarak görüyor.

AB, 13.02.2017 tarihinde yayınladığı 2017 yılı Ekonomik Beklentiler 1 Raporunda yer alan Türkiye beklentileri: büyüme %2,8/enflasyon %8/cari açık/GSMH – % 4,3/işsizlik %11.

Ficth, 06 Mart 2017 tarihinde yayınladığı Küresel Ekonomik Görünüm raporunda, Türkiye için 2017 büyüme beklentisini yüzde 2,4 olarak muhafaza etti.

Moody’s, 17 Mart 2017 tarihinde yayınladığı Türkiye raporunda, Türkiyenin kredi not görünümü durağandan negatife indirdi.   Moody’s, devlet yapısında bozulma, büyüme görünümünde zayıflama, bütçe ve dış finansman üzerinde oluşan baskılardan dolayı   kredilerin yenilenmesi konusunda risklerin arttığına inanıyor.   Görünümün negatife inmesi, Türk bankalarının sendikasyon kredilerinde Libor üzerine ödedikleri maliyetleri arttıracak.

Moody’s, 10 Nisan 2017 tarihinde yayınladığı raporda Türkiyenin 2017 yılı büyüme tahminini %2,2den %2,6ya yükseltti.

IMF, 17 Nisan 2017 tarihinde yayınladığı Küresel Ekonomi Raporunda Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerinde 2017 büyüme beklentisini %2,9dan %2,5a indirdi IMF’ye göre “jeopolitik sorunlar, politik belirsizlik, döviz cinsinden borçlarda artış ekonomi üzerinde aşağı yönlü riskler yaratıyor”.

Moody’s, 19 Nisan 2017 tarihinde yayınladığı Türkiye notunda Hükümet “ büyümeyi destekleyen finansman politikaları” uygulamasına 2019 seçimine kadar devam edeceğini belirtti.   Moody’s, genişletici maliye politikalarının kamu borcu/GSMH oranını yükselterek sorunlara neden olacağının altını çiziyor.

Standard and Pool’s, 05 Mayıs 2017 tarihinde yayınladığı Türkiye değerlendirmesinde ülke kredi notunu teyit etti (BB)ve görünümünü negatif olarak bıraktı.   S and P’s göre, zayıf büyüme ve döviz kurunda aşırı oynaklık enflasyonu   tetikleyebilir.

EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası),   10 Mayıs 2017 tarihinde yayınladığı Bölge Ekonomisi Güncelleme raporunda Türkiyenin 2017 büyüme beklentisini yüzde 2,9dan yüzde 2,6ya indirdi.   Banka, beklentisini düşürmede en önemli neden olarak politik belirsizliğin azalsa da devam etmesini gösterdi.

Dünya Bankası, 11 Mayıs 2017 tarihinde yayınladığı Avrupa ve Orta Asya Ülke Ekonomilerini Güncelleme raporunda Türkiyenin 2017 büyüme beklentisini yüzde 2,7den yüzde 3,5a yükseltti. Dünya Bankası, AB ülkelerinde ki toparlanmadan dolayı ihracatın artmasını ve büyümeyi yukarı çekmesini bekliyor. Dünya Bankasının 2017 enflasyon beklentisi %9, cari açık/GSMH beklentisi ise – %5,0.

IMF, 11 Mayıs 2017 tarihinde yayınladığı Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri notunda Türkiyenin 2017 büyüme beklentisini yüzde 2,5 olarak bıraktı.   Aynı veri bankasını paylaşan Dünya Bankası ve IMFnin aynı gün yayınladığı raporlarda farklı büyüme beklentilerinin olması ilginç.

AB, 11 Mayıs 2017 tarihinde yayınladığı İlkbahar 2017 Ekonomi raporunda yer alan Türkiye 2017beklentileri: büyüme %3/enflasyon 11,1/cari açık -4,4,işsizlik 13,6.   13,02 2017 tarihli raporda Türkiye verileri: büyüme 2,8/enflasyon %8/cari açık/GSMH – % 4,3/işsizlik %11/ büyüme dışında değerlendirme kötüye gitmiş. AB, yüksek enflasyonu, yüksek işsizliği, finans dışı kesimin döviz bazlı borç toplamını ekonomideki riskler olarak görüyor.

Merkez Bankası, 28 Mayıs 2017 tarihinde 2017 yılının ilk Finansal İstikrar Raporunu açıkladı. Rapor, genelde 2017 yılı ile ilgili iyimser. Öte yandan, bankaların yabancı kaynak kullanımında sınırlı zayıflama gözlenmi ve yenileme maliyetlerinde de sınırlı artış altı çizilen önemli bir olumsuzluk.

OECD, 07 Haziran 2017 tarihinde yayınladığı Dünya Ekonomisi Raporunda Türk Ekonomisini de değerlendirdi. OECD, belirsizliklerin devam etmesine karşın alınan finansal önlemler ve artan ihracatın desteği ile 2017 yılına ekonomide bir toparlanma gözlendiğini belirtti. OECD’nin 2017 Türk ekonomisi temel göstergelerine ilişkin beklentileri: enflasyon %10,4, büyüme %3,5, işsizlik %10,8, cari açık/GSMH %4,8.

Dünya Bankası, 12 Haziran 2017 tarihinde yayınladığı Küresel Ekonomi 2017 II. Raporunda, Türkiye ekonomisi 2017 büyüme tahminini yüzde 3,0ten yüzde 3,5 çıkardı, belirsizliklerin devamına karşın ekonomide toparlanmanın hızlandığını vurguladı.

IMF, 19 Temmuz 2017 tarihinde yayınladığı Finansal Şeffaflık-Türkiye raporunda, Türkiyenin finansal şeffaflık konusunda önemli aşamalar gerçekleştirdiğini kaydetti.

Ficth, 21Temmuz 2017 tarihinde yayınladığı Türkiye notunda, Türkiyenin notunda bir değişiklik yapmadı (BB+) öte yandan 2017 büyüme beklentisini yüzde 2,4ten 4,3e yükseltti.

IMF, 24 Temmuz 2017 tarihinde yayınladığı Küresel Ekonomi II raporunda 2017 ve 2018 Dünya Ekonomisi büyüme beklentisini değiştirmedi (%3,5 ve %3,6).   Avrupa Gelişen Ekonomiler grubu 2017 yılı büyüme beklentisini %3ten %3,5a çıkardı. Beklentiyi yükseltmesinde Türkiye ekonomisinin ihracata dayalı iyi performansının etkili olduğunu vurguladı.

Ekonomik Gelişmeler

2017 yılı Türkiye büyüme tahminleri yüzde 2,2 ile 3,5 arasında. OVD beklentisi yüzde 4,4 büyüme.

2012 yılında GSMH 786,3 milyar ABD dolar ve kişi başına gelir 18,927 TL/ 10,504 ABD doları oldu. GSMH 2012 yılında sabit fiyatlarla yüzde 2,1 arttı.

2013 yılında GSMH 820,0 milyar dolar ve kişi başına gelir 20,530 TL/10,782 ABD Doları oldu. Rakamlar Eylül 2014te 20,580 TL ve 10,807 dolara revize edildi. GSMH 2013 yılında sabit fiyatlarla yüzde 4,1 arttı.

2014 yılında GSMH 808,3 milyar dolar ve kişi başına gelir 22,753TL/10,404 ABD Doları oldu. GSMH 2014 yılında sabit fiyatlarla yüzde 2,9 arttı. Büyüme 31 Mart 2016 tarihinde %2,9dan %3e revize edildi

2015 yılında GSMH 720,3 milyar dolar ve kişi başına gelir 25,130TL/9,265 ABD Doları oldu. GSMH 2015 yılında sabit fiyatlarla yüzde 4,0 arttı.     Tuik,   GSMH hesaplamasında baz yılı 2009 yılına çekti ve hesaplama yöntemini ESA 2010 olarak değiştirdi.   Yeni sonuçları 12 Aralık 2016 günü açıklandı. Buna göre 2015 yılında GSMH   861,1 milyar dolar ve kişi başına gelir 29,855 TL/11,004 ABD doları oldu.   GSMH 2015 yılında sabit fiyatlarla yüzde 6,1 arttı. Yeni hesaplama yöntemi ile GSMH içinde payı en fazla artan sektör, inşaat sektörü oldu.   Sektörün GSMH içindeki payı yüzde 5,5 tan yüzde 8,2ye çıktı. Yapılan revizyondan sonra 2016 yılı GSMH tahminimizi 735 milyar dolardan 850 milyar dolara çıkarıyoruz.

2016 yılında GSMH 856,8 milyar dolar ve kişi başına gelir 32,676/ 10807 ABD doları oldu. GSMH 2016 yılında sabit fiyatlarla yüzde 2,9 arttı.   2016 yılında, tarım sektörünün ve hizmet sektörünün toplam katma değerleri azaldı (%4,1/ 0,8), sanayi sektörünün ve inşaat sektörünün toplam katma değerleri arttı (%4,5/ 7,2). Hane halkı tüketim harcamaları 2016 yılında bir önceki yıla göre %2,3, devletin harcamaları ise %7,3 arttı.   2016 yılı 2. Çeyrek ve 3. Çeyrek GSMH büyüme rakamları 31.03.2017 tarihinde revize edildi.

2017 yılı 1. Çeyrek GSMH yüzde 5,0 büyüme ile beklentilerin üzerinde arttı (beklenti 3,8 idi).   2016 yılı 1. Çeyrek büyümesi yüzde 4,5 olmuştu. Hane halkı tüketim harcamaları ve kamu harcamaları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,1 ve 9,4 arttı.   Net ihracat ta büyümeye olumlu katkıda bulundu.   ABD bazında GSMH geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 8,8 düşerek 840 milyar dolara indi.

Haziran 2017 takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 arttı (beklenti yüzde 4,2 artış idi).   Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Haziran 2017 sanayi üretim endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 0,4 azaldı (beklenti yüzde 0,2 artış idi/olumsuz) .   Haziran ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ana sanayi gruplarında geçen aya göre en yüksek düşüş ara malı grubunda gerçekleşti (%2,2).  2017 yılının 2. Çeyreğinde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminde yıllık artış %4,5 oldu. İlk çeyrekte %2,1lik performans göz önüne alınırsa sanayi üretiminde önemli ölçüde bir toparlanma var.

Temmuz ayı İmalat Sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO) 2016 Temmuz ayına göre 0,9 puan artarak 78,7 oldu Mevsim etkisinden arındırılmış KKO ise geçen aya göre 0,2 puan azalarak 78,4 oldu. Kapasite kullanım hesaplama yöntemi 17 Nisan 2017 tarihinde değiştirildi, veriler yeni yönteme göre revize edildi.   Mal grupları arasında en yüksek artış Yatırım malı grubunda (1,4 puan).

Temmuz ayı mevsim etkisinden arındırılmış Hizmet/ Perakende Ticaret/ İnşaat Sektör Güven Endeksleri sırasıyla 103,7/ 107,3/ 85,5değerlerini aldı.   Temmuz ayında Hizmet/Perakende ticaret endeksleri arttı %5,0 ve % 6,6.. Hizmet ve Perakende Ticaret endekslerinde son 3 aylık dönemde işlerin iyileştiği belirten yönetici sayısında artış var (%7,2 ve %6,3). 1

Temmuz ayı Ekonomik Güven Endeksi; bir önceki aya göre yüzde 4,5 oranında artarak 98,9 değerinden 103,4 değerine yükseldi / endeks Nisan ayında tekrar revize edildi. Perakende ticaret güven endeksi ve hizmet sektörü güven endekslerindeki artışlar ( %6,6/ 5,0) Ekonomik Güven endeksini yukarı çekti.   (2012 Ocak-2016 Aralık endeks değerleri Ocak 2017de revize edildi) . Revizyon sonrası, Tuik Ekonomik Güven Endeksinin 2016 yılı ortalaması 80,5 puandan 93,4 puana yükseldi.2

Temmuz ayı Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Haziran ayı değeri olan 54,7 değerinden 53,6 değerine geriledi..   Üretim, yeni siparişler, satın almalar ve istihdam canlı ve büyümeye devam ediyor. Girdi maliyetlerinde ise artış hız kesti. 2017 yılı İkinci çeyrek büyüme verisi iyi gelecek. 3

Temmuz ayı Tuik Tüketici Güven Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,9 yükseldi. Haziran ayında 70,0 olan endeks Temmuz ayında 71,3 oldu.   İşsizlik düşecek diyenlerin/ hanemin maddi durumu daha iyi olur diyenlerin sayısı arttı (%5,2/ 2,1. Endeks Mart, Nisan, Mayıs aylarında yükselmişti, Haziran ayında geriledi, Temmuz ayında tekrar yükseldi. 4

Temmuz ayı Bloomberg HT tüketici güven endeksi,  Haziran ayında 81,3 değerinde olan endeks Temmuz ayında yüzde   0,9 azalarak 80,6 değerini aldı (TLde değer kaybı Tüketici güvenin düşmesinde en önemli neden)5

  1. 0-200 arasında değişmekte 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği gösteriyor
  2. 0-100 arasında değişmekte 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği gösteriyor
  3. 0- 100 arasında değişmekte, 50 üstü iyimserliği gösteriyor
  4. 0-200 arasında değişmekte 100den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği gösteriyor
  5. 0-200 arasında değişmekte 100den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği gösteriyor

Cari Açık:

2013 yılında cari açık 65,0 milyar dolar oldu. 2013 yılında cari açık/GSMH oranı yüzde 7,9 olarak gerçekleşti.

2014 yılında cari açık 45,8 milyar dolara geriledi. Cari açık/GSMH oranı yüzde 5,7 olarak gerçekleşti.   2014 rakamı Şubat2016 tarihinde revize edildi ve 43,6 milyar dolar olarak kesinleşti. Cari açık/GSMH oranı yüzde 5,4 oldu.

2015 yılında cari açık 33,2 milyar dolara geriledi. Cari açık/GSMH oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşti.   Enerji fiyatlarındaki düşme cari açığın gerilemesinde en önemli faktör.

2016 yılında cari açık 32,6 milyar dolar oldu. Cari açık/GSMH oranı yüzde 3,9 olarak gerçekleşti. Enerji fiyatlarındaki düşmenin 2016nın 2.ci yarısında yavaşlaması cari açığın beklenenden daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu.

Haziran ayında Cari açık 3,8 milyar dolar oldu (beklenti 3,9/ 2016 Haziran 5,0 milyar dolar açık).   Cari açığın düşmesinde, dış ticaret açığında geçen yılın aynı ayına göre 670 milyon dolar azalma etkili oldu.  12 aylık cari açık 34,34 milyar dolarda kaldı.   Haziran ayında turizm gelirlerinde geçen Haziran ayına göre artış var (%19,8/ 1,825/ 1,523 milyar dolar). Öte yandan Haziran 17 turizm geliri, 2011-2015 Haziran ayı ortalaması olan 2,5 milyar doların altında.    Altın ithalatındaki artış cari açığı olumsuz etkilemeye devam ediyor.   Net hata noksan kalemi Haziran ayında 987 milyon dolar artıda. Son 2 ayda 2,5 milyar dolar girmesine rağmen net hata noksan kalemi 2017 yılının ilk altı ayın sonunda 4,5 milyar dolar ekside.

İhracat

2014 yılında ihracat 2013 yılına göre yüzde 3,8 artarak 157,7 milyar dolar, ithalat ise yüzde 3,8 azalarak 242,2 milyar dolar oldu. Dış ticaret dengesi 84,6 milyar dolar açık verdi.

2015 yılında ihracat 2014 yılına göre yüzde 8,7 azalarak 143,9 milyar dolar, ithalat ise yüzde 14,4 azalarak 207,2 milyar dolar oldu. Dış ticaret dengesi 63,3 milyar dolar açık verdi (25,2 düşüş).

2016 yılında ihracat 2015 yılına göre yüzde 0,9 azalarak 142,6 milyar dolar, ithalat ise yüzde 4,2 azalarak 198,6 milyar dolar oldu. Dış ticaret dengesi 56,0 milyar dolar açık verdi (%11,7 düşüş).

Haziran ayında ihracat, 2016 Haziran ayına göre yüzde 2,3 artarak 13,2 milyar dolar, ithalat ise yüzde 1,5 düşerek 19,2 milyar dolar oldu. Ocak-Haziran 2017 döneminde 2016 yılı aynı dönemine göre ihracat %8,2 artarak 77,5 milyar dolar, ithalat ise % 8,7 artarak 108,3 milyar dolar oldu. Haziran ayı dış ticaret açığı yüzde 9,1 azalarak 6,6 milyar dolardan 6,0 milyar dolara indi (12 aylık kümülatif dış ticaret açığı 34,7 milyar dolar).    Altın, Haziran ayında dış ticaret açığını olumsuz etkiledi /2,0 milyar dolar ithalat/ 973 milyon dolar ihracat. Ocak-Haziran 2017 altın ithalatı 8,4 (2016 aynı dönem 2,6 milyar dolar artış %218).   Enerji ithalatı ise $ bazında Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde %8,9 arttı (2,5 /2,3 milyar dolar.   Ocak-Haziran enerji ithalatı 17,2 milyar dolar (2016 aynı dönem 13,0 milyar dolar, artış %32,7).

AB ülkelerinin ihracattaki payı Haziran 2016ta yüzde 48,5 iken, Haziran 2017de yüzde 47,5 oldu.   Irak’a yapılan ihracat Haziran ayında, Haziran 16ya göre değişmedi (618/617 milyon dolar/ Ocak-Haziran 4,6 milyar dolar/2016 aynı döneme göre artış %29,6).   İran’a yapılan ihracatta gerileme devam ediyor 250/489milyon dolar/ Ocak-Haziran 2017 1,5 milyar dolar/ 2016 aynı dönem 2,6 milyar dolar/ düşüş % 40,8..  Rusya ile dış ticaret hala zayıf seyrediyor olmasına karşın 2016 yılına göre toparlanma var/ Ocak-Haziran 2017 1,1/2016 aynı dönem 737 milyon dolar/ artış %53,2 .   Birleşik Arap Emirlikleri ile ticarette Ocak-Haziran döneminde 2016 yılı aynı döneme göre hem ithalat hem de ihracat rakamlarında önemli artışlar var. İhracat 5,6 milyar dolar %151 artış/İthalat 3,2 milyar dolar artış %116.  Haziran ayında fasıllar düzeyinde en büyük ihracat, motorlu taşıtlar grubunda oldu (2,2 milyar dolar). Motorlu taşıt grubunun Ocak-Haziran ihracatı 12,1 milyar dolara ulaştı/ 2016 aynı dönem 9,6 milyar dolar /artış %26.   Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ara malı ithalatları arttı (%9,4/petroldeki artışın etkisi/), yatırım malı ve tüketim malı ithalatı düştü (%35,0/ 2,9).    Ocak-Haziran 2017 ara malı ithalatı 2016 aynı dönemine göre %19,9 arttı, yatırım malı ve tüketim malı ithalatları %21,2 ve %5,8 düştü.

Bütçe

2014 bütçe gelirleri 2013 yılına göre yüzde 9,3 artarak 425,8 milyar TL, bütçe giderleri ise yüzde 9,8 artarak 448,4 milyar TL oldu. 2014 yılında 49,9 milyar TL faiz gideri gerçekleşti.   Bütçe 2014 yılında 23,4 milyar TL açık verdi. Bütçe açığı/GSMH oranı 2014 yılında hükümetin hedeflediği yüzde 1,9 un önemli ölçüde altında kalarak yüzde 1,3 olarak gerçekleşti

2015 bütçe gelirleri 2014 yılına göre yüzde 13,6 artarak 483,4 milyar TL, bütçe giderleri ise yüzde 12,8 artarak 506,0 milyar TL oldu. 2015 yılında 53,0 milyar TL faiz gideri gerçekleşti.   Bütçe 2015 yılında 22,9 milyar TL açık verdi. Bütçe açığı/GSMH oranı yüzde 1,2 olarak gerçekleşti.

2016 bütçe gelirleri 2015 yılına göre yüzde 11,9 artarak 540,8 milyar TL, bütçe giderleri ise yüzde 15,3 artarak 583,7 milyar TL oldu. 2016 yılında 50,3 milyar TL faiz gideri gerçekleşti.   Bütçe 2016 yılında 29,3 milyar TL açık verdi. Bütçe açığı/GSMH oranı yüzde 1,1 civarında gerçekleşti.

OVP, 2017 bütçe gelir hedefini 592 milyar TL, gider hedefini 641 milyar TL olarak veriyor.  Bütçe açığı/GSMH hedefi yüzde 1,9.

Temmuz ayında bütçe 926 milyon milyar TL fazla verdi. ( Temmuz 2016 ayında 129 milyon TL fazla vermişti). Vergi gelirleri Temmuz 2016ya göre yüzde27,6 oranında artarak 46,1 milyar TL oldu (olumlu). Faiz dışı giderler ise Temmuz2016ya göre yüzde 19,8 artarak 45,8 milyar TL oldu. Ocak- Temmuz 2016 döneminde 1,3 milyar TL fazla veren bütçe, Ocak- Temmuz 2017 döneminde 24,3 milyar TL açık verdi. Bütçe göstergelerinde bozulma Temmuz ayında durakladı. Açığın 9 milyar TLsi sosyal güvenlik primlerinin yılın son 3 ayına ertelenmesi nden. Bütçe açığı /GSMH oranı 2017 hedefi olan %1,9un üzerine çıkabilir.   Hedeflenen bütçe açığı 46,9 milyar TL.

İşsizlik

Tuik 2014 tüm yıl için işsizlik oranını yüzde 9,9 olarak açıkladı.

Tuik 2015 tüm yıl için işsizlik oranını yüzde 10,3 olarak açıkladı. İstihdam edilenlerin yüzde 52,2si hizmet, 20,6sı tarım, 27,2si sanayi sektöründe (inşaat sektörü dahil) yer aldı (geçen yıla göre istihdam edilenler i içinde hizmet sektörünün payı yüzde 1,2 artarken, sanayi sektörünün payı 0,7, tarım sektörünün payı 0,5 puan azaldı.

Tuik 2016 tüm yıl için işsizlik oranını yüzde 10,9 olarak açıkladı. Toplam işsiz sayısı 3 milyon330 bin kişi ( bir önceki yıla göre 273 bin artış).   İstihdam edilenlerin yüzde 53,7si hizmet / 19,5u tarım/ 19,5u sanayi/7,3ü inşaat sektöründe yer aldı (geçen yıla göre istihdam edilenler i içinde hizmet sektörünün payı yüzde 1,5/inşaat sektörünün payı 0,1 artarken , sanayi sektörünün payı 0,5, tarım sektörünün payı 1,1 puan azaldı.

Kamu istihdamı 2014 yılı sonunda 3 milyon 440bin kişi olarak gerçekleşti.

Kamu istihdamı 2015 yılı sonunda 3 milyon 528bin kişi olarak gerçekleşti.

Kamu istihdamı 2016 yılı sonunda 3 milyon 562bin kişi olarak gerçekleşti.

Kamu istihdamı 2017 yılı birinci çeyreği sonunda 3 milyon 558 bin kişi olarak gerçekleşti

Kamu istihdamı 2017 yılı ikinci çeyreği sonunda 3 milyon 590 bin kişi olarak gerçekleşti

İşsizlik oranı 2017 yılı Mayıs Döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,8 puan artarak yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti/ işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 330 bin kişi artarak 3 milyon 225 bin kişi oldu (Mayıs Dönemi;    , Nisan, Mayıs ve Haziran 2017 aylarını kapsamakta). Tuik, Şubat 2014te hane halkı işgücü araştırmasında Avrupa Birliğine tam uyum sağlamaya yönelik yeni bir düzenleme yaptı. Bu düzenleme sonucu elde edilen veriler ile eski verileri arasında uyum yok. Tuik bir model yardımıyla eski verilerin yeni düzene uyumunu sağlamaya çalışıyor. Modelin sonuçlarına göre 2017 yılı Mayıs ayı mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 11,3; 2016 Mayıs arındırılmış işsizlik oranı 10,5 çıkıyor.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranında Nisan 2017 ye göre bir değişme yok. İstihdam edilenlerin yüzde 54,0ü hizmet, 19,6sı tarım, 18,9u sanayi ve 7,5u inşaat sektöründe yer alıyor (geçen yılın aynı dönemine göre istihdam edilenleri içinde hizmet sektörünün payı arttı ( 1,9puan), sanayi, tarım ve inşaat sektörlerinin payları azaldı (0,4/ 0,3/ 0,2 puan).   Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 2,4 puan artışla yüzde 19,8 oldu. Büyüme beklentisinde iyileşme Mayıs ayında işsizlik oranında gerileme sağlamadı.

Konut Satışları  

2014 yılında 1165381 adet konut satıldı.

2015 yılında 1289320 adet konut satıldı, satışlar 2014 yılına göre yüzde 10,6 arttı.

2016 yılında 1341453 adet konut satıldı, satışlar 2015 yılına göre yüzde 4,0 arttı.

2017 yılında konut satışlarının aynı tempoda devam etmesi eldeki ekonomik verilere göre zor görünüyor gözlemimizi değiştiriyoruz.  Şubat ayında devletin yaptığı politika değişikliklerinden dolayı 2017 yılı konut satışlarında ılımlı artış bekliyoruz. 1. Devlet yabancı ve yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının alımlarından KDVyi kaldırdı. 2. Yurtiçi alımlarda KDV indirimi yaptı. 3. 20 yıl vadeli konut kredi kullanımına yeşil ışık yaktı.

Haziran ayında 97579 adet konut satıldı (45433 yeni/52146 ikinci el). Haziran16da 106187 adet konut satılmıştı, %8,1 düşüş. İpotekli konut satışları Haziran ayında 35210 adet olarak gerçekleşti. İpotekli konut/toplam konut satışı oranı % 36,0 (Haziran16 oran 34,2 idi). Haziran ayında 45433 konut ilk defa satıldı (Haziran16/49354/%8,0 düşüş/olumsuz). Yabancılara Haziran ayında 1926 adet konut satıldı ( Haziran16/ 1543 adet). Yabancılara Ocak-Haziran 2017 döneminde 9595 adet konut satıldı/2016 aynı dönem 9378 adet konu satılmıştı. En fazla satış Suudi Arabistan vatandaşlarına yapıldı.    Mayıs ayından sonra Haziran ayında da ilk satışlardaki düşüş Şubat ayında devreye giren devlet desteklerinin beklendiği gibi bir olumlu etkisi olmadığının gösteriyor.   Ocak-Haziran 2017 toplam satışlar 654363 adet /2016 aynı dönem 630790 adet/ % 3,7 artış.   Ocak-Haziran 2017 ilk satışlar 296223 adet/2016 yılı aynı dönem 292205. İlk satış/toplam konut oranı %45,3 kaldı.   Aynı oran 2016 yılını ilk 6 ayı sonunda %46,3 idi (292165/630790).    

Otomobil Satışları

2014 yılında otomobil yurtiçi satışları 2013 yılına göre yüzde 11,6 (587/664bin adet) düştü, hafif ticari araç satışları ise yüzde 4,4 (180/188 bin adet) düştü. 2014 yılında otomotiv ihracatı ise yüzde 6,4 arttı (885/828 bin adet, 22,7/ 21,5 milyar dolar).

2015 yılında otomobil yurtiçi satışları 2014 yılına göre yüzde 23,5 arttı (727/587bin adet) , hafif ticari araç satışları ise yüzde 34,4 arttı (242/180/ bin adet). 2015 yılında otomotiv ihracatı ise yüzde 12,0 arttı (992/885 bin adet, 22,8/ 22,7 milyar dolar).

2016 yılında otomobil yurtiçi satışları 2015 yılına göre yüzde 4,3 arttı (757/725bin adet) arttı, hafif ticari araç satışları ise yüzde 6,4 azaldı (227/242/ bin adet). 2016 yılında otomotiv ihracatı ise yüzde 15,0 arttı (1,141/ 992 bin adet, 23,9/ 22,8 milyar dolar). 2016 yılı tahminimiz: 2015 yılına göre araba satışlarında %12-13 düşüş ile 630 bin adet, hafif ticari satışlarında ise %5-6 düşüş ile 230 bin adet civarı idi.

2017 yılında sektörde %10-13 arası daralma bekleniyor.

Temmuz ayında otomobil satışları: Temmuz ayında 62384 adet otomobil, 19913 adet hafif ticari satıldı. Temmuz 15 Kalkışmasından dolayı Temmuz17/Temmuz 16 karşılaştırması anlamlı olmuyor.  2017 yılının ilk 7 ayında araba satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,1 azaldı (368308/384048 adet).   Hafif ticari satışları ise ilk 7 ayda %1,6 arttı (115147/113342adet).   Otomotiv ihracatı Temmuz ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41 artarak 2,4 milyara çıktı.

Beyaz Eşya Satışları 2014 yılında yurtiçi satışları 2013 yılına göre yüzde 1,8 düştü (6,7 /6,8 milyon adet ). İhracat ise yüzde 5,2 arttı (16,9/ 16,0 milyon adet).

Beyaz Eşya Satışları 2015 yılında yurtiçi satışları 2014 yılına göre yüzde 5,7 arttı (7,1/ 6,7 milyon adet ). İhracat ise yüzde 7,1 arttı (18,1/ 16,9 milyon adet).

Beyaz Eşya Satışları 2016 yılında yurtiçi satışları 2015 yılına göre yüzde 5,0 arttı (7,5/ 7,1 milyon adet ). İhracat ise yüzde 8,3 arttı (19,6/ 18,1 milyon adet).

2017 yılında sektörde yurtiçi satışlarda yüzde 7,2 büyüme ihracatta ise yüzde 8,3 büyüme bekleniyor.   OTVsiz dönemin uzatılması ile yurtiçi satışlarda büyüme daha yüksek gerçekleşecek.

Haziran ayında beyaz eşya yurtiçi satışları 804 bin adet oldu (Haziran16ya göre yüzde 7,20 artış). İhracat ise 1,640 milyon adet oldu (Haziran16ya göre % 5,2 azalış). İç satışlarda gözlenen artışlar hız keserek Eylül 2017 sonuna kadar devam edecek.   2017 yılının ilk 6 ayında iç satışlar 4,484 milyon adet, ihracat ise 9,330 milyon oldu    ( 2016 aynı döneme göre % 27 ve %2,0 artış)

Kimyasal Ürün İhracatı

2014 yılında kimyasal ürünler ihracatı 17,8 milyar dolar oldu (2013 yılına göre %2,4 artış).

2015 yılında kimyasal ürünler ihracatı 15,5 milyar dolar oldu (2014 yılına göre %13,3 azalış).

2016 yılında kimyasal ürünler ihracatı 14,0 milyar dolar oldu (2015 yılına göre %9,1 azalış).

Kimyasal ürün ihracatı 2017 yılına iyi başlamıştı ve ivme artarak Mart ayı sonuna kadar devam etti. Nisan ayında bir duraklama var. Mayıs ayında ivme tekrar yukarıda. Haziran ayında tekrar bir duraklama.   Temmuz ayında kimyasal ürün ihracatı 1,2 milyar dolar oldu (Temmuz 2016ya göre %24 artış).

Turizm Gelirleri  

2014 yılında turizm geliri 34,3 milyar dolar oldu ( 2013 yılına göre yüzde 5,8 artış). Turizm gideri 5,5 milyar dolar oldu

2015 yılında turizm geliri 31,5 milyar dolar oldu ( 2014 yılına göre yüzde 8,2 azalış).  Turizm gideri 5,7 milyar dolar oldu       ( %3,6 artış).   Yurtdışı seyahate 8,7 milyon kişi gitti.

2016 yılında turizm geliri 22,1 milyar dolar oldu ( 2015 yılına göre yüzde 29,8 azalış). Turizm gideri 5,0 milyar dolar oldu   (% 12 düşüş). Yurtdışı seyahate 7,8 milyon kişi gitti.

2017 yılı da turizm açısından zor bir yıl olacak. 2017 yılı 1. Çeyrek turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,1 azalarak 4,1 milyar dolardan 3,4 milyar dolara düştü. Rus turist girişinde artış var, Avrupa ülkelerinden gelenlerde düşüş var (%21,6). 1. çeyrekte turizm giderinde de düşüş var (yüzde 44,3/ 855 milyon dolar/1,5 milyar dolar).    Turizm gelirlerindeki düşüş cari açığı, büyümeyi ve istihdamı olumsuz etkiliyor. 2017 yılı 1. Çeyreğinde otel doluluk oranı %52,3 oldu (2016 yılı 1. Çeyreğinde %50,1 idi / %2,3 artış/ olumlu).  2017 yılı 2. Çeyrek turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,7 artarak 5,0 milyar dolardan 5,4 milyar dolara yükseldi. Rus turist girişinde ki artış, Avrupa ülkelerinden gelenlerde düşüş devam ediyor). 2. çeyrekte turizm giderinde de düşüş azalarak devam ediyor (yüzde 8,2/ 1,4 /1,5 milyar dolar).   2017 yılı 2. Çeyreğinde otel doluluk oranı %58,2 oldu (2016 yılı 2. Çeyreğinde %54,1 idi / %7,0 artış/ olumlu).

Yurtdışı Müteahhitlik Projeleri

2014 yılında Türk müteahhitleri tarafından üstlenen yurtdışı projelerin tutarı 24,0 milyar dolar.   Irak ve Suriye’deki karışıklıklardan dolayı geçen yılın % 21 altında.

2015 yılında üstlenilen yurtdışı proje tutarı 19,4 milyar dolarda kaldı. Özellikle Libya, Irak ve Suriye de devam eden karışıklıklar 2015 performansını da olumsuz etkiledi. 2016 Rusya’nın da sorunlu ülkelere eklenmesinden dolayı daha zor bir yıl olacak.

2016 yılında üstlenilen yurtdışı proje tutarı 10,1 milyarda kaldı.   Sektörün ana pazarlarındaki jeopolitik sorunlar düşüşün en önemli nedeni.

2017 yılı 2. Çeyrek sonu itibariyle üstlenilen proje tutarı 5,1 milyar dolar. Ana pazarlardaki jeopolitik sorunlar devam ediyor.

Bankacılık Sektörü

2014 yılında Bankacılık sektörünün elde ettiği net kar 24,7 milyar TL oldu (2013 yılı ile aynı).

2015 yılında Bankacılık sektörünün elde ettiği net kar 26,1 milyar TL oldu (2014 yılı göre %5,7 artış). Sektörün toplam çalışan sayısı 201205, toplam şube sayısı 11293.

2016 yılında Bankacılık sektörünün elde ettiği net kar 37,5 milyar TL oldu (2015 yılı göre %44 artış). Sektörün toplam çalışan sayısı 196700, toplam şube sayısı 10781.

Bankacılık sektörünün Haziran ayı sonu itibariyle net karı 25,4 milyar TL oldu (Haziran16 sonu karı 19,3 milyar TL/% 33,2 artış).   Haziran ayında takipteki alacaklar/ nakdi krediler oranı %3,2 oldu. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,9 oldu/ olumlu.   Haziran sonu itibariyle toplam krediler 1,92 trilyon TL/2016 yılsonuna göre %10,6 artış (kurumsal kredilerde artış oranı daha yüksek). Mevduat 1,58 trilyon TL/2016 yılsonuna göre 8,6 artış. Krediler/Mevduat = 1,21 /Aralık16 sonu 1,19 (kredi/mevduat rasyosunda yükseliş tehlikeli).

Yabancıların Borsa ve Tahvil net alış/satışları

Yabancılar 2014 yılında İstanbul Borsasında 2,7 milyar dolarlık net alış yaptılar. 2014 yılı devlet tahvili net alışları ise 539 milyon dolar oldu.

Yabancılar 2015 yılında İstanbul Borsasında 2,4 milyar dolarlık net satış yaptılar.   2015 yılı devlet tahvili net satışları ise 7,2 milyar dolar oldu. Yabancıların doğrudan yatırımları 2015 yılında 16,5 milyar dolar oldu (yabancıların gayrimenkul alımları dahil/ 4,2 milyar dolar).

Yabancılar 2016 yılında İstanbul Borsasında 614 milyon dolarlık net alış yaptılar.   2016 yılı devlet tahvili net alımları ise 588 milyon dolar oldu. Yabancıların doğrudan yatırımları 2016 yılında 9,9 milyar oldu (yabancıların gayrimenkul yatırımları dahil/ 3,1 milyar dolar).

2016 sonu itibariyle Türkiyenin dış varlıkları 215 milyar dolar (2015e göre % 2,1 artış), dış yükümlülükleri 571 milyar dolar (2015e göre %3 düşüş) oldu. Türkiyenin net uluslararası yatırım pozisyonu 356 milyar dolar ekside.

Temmuz ayında yabancı yatırımcılar İstanbul Borsasında 442 milyon dolarlık net alım yaptılar. Aynı dönemde devlet tahvilinde 2,052 milyar dolarlık net alımları var.

Brent Petrol Fiyatları

2013 yılında brent petrol varil fiyatları 98-116 dolar arasında hareket etti.

2014 yılında brent petrol varil fiyatları 59-114 dolar arasında hareket etti.

2015 yılında brent petrol varil fiyatları 47-69 dolar arasında hareket etti, ortalaması 53 dolar cıvarında oldu..

2016 yılında brent petrol varil fiyatları 40- 58 dolar arasında hareket etti, ortalaması 45 dolar cıvarında oldu.

Merkez Bankası 2017 yılı 1. Enflasyon raporunda, 2017 yılı brent petrol ortalama fiyatını 54 dolardan 57 dolara yükseltti.

Temmuz 2017 ayında, brent petrol varil fiyatı 43,65-50,41 dolar aralığında hareket etti (ortalama 46,84 dolar).

 

Kaynak:  Dr. Bülent Ardanıç

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Düşünceler

Paylaşmak istedikleriniz mi var?

Gönderiliyor

®  2018 Araştırıyorum 

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?