Ekonomik entegrasyon, göçmenlerin yeni bir topluma adapte olmalarını sağlama konusunda göç olgusunun en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Ev sahibi ülkelerin de yardımcı politikalar ile adaptasyon sürecini hızlandıracağı gibi göçmenlerin kendi yetkinliklerini kazanmalarını da sağlıyor.

Ekonomik entegrasyonun göç olgusu içerisinde önemli bir yeri olmasının yanı sıra en zorlu süreçler zorunlu göçlerin yaşanması sonucunda ortaya çıkıyor. Mevcut yaşam alanlarını değiştirmek zorunda kalan bu insanların belirli bir plana bağlı kalarak hareket etmiyor olmaları, onların geleceklerini çizme konusunda belirsizlik yaşamalarına sebep oluyor. Nitekim, zorunlu göçmenleri işgücü piyasasına adapte etmeye yönelik birçok ülke tarafından çeşitli politikaların izlendiği biliniyor, ancak bunların yalnızca ufak bir kısmının başarılı olduğu görülüyor. İşgücü piyasasına dahil olmayı engelleyen zorlukların ortaya çıkması göçmenlerin adaptasyon sürecinde zorluk çekmelerine ve sömürüye açık olmalarına sebep oluyor.

Benzer durum, 2011 yılında başlayan Suriyeli göçü ile Türkiye’de de yaşandı. Krizin ilk beş yılında (2011 – 2015) Geçici Koruma Statüsü kapsamında Suriyeliler kabul edilirken aynı statü içerisinde çalışma izni almalarını sağlayacak özel bir tasarı yer almadı. Dolayısıyla çalışma izni başvurusu yapan ve onay alan Suriyelilerin sayısı oldukça düşük kaldı. Ocak 2016 yılında geçici koruma sağlanan yabancıların çalışma iznine yönelik hazırlanan yönetmelikten sonra ise bu sayı oldukça yükseldi. Ancak çalışma izni alabilen Suriyelilerin sayısı, kayıt dışı olarak çalışan ve çalışmaya devam eden binlercesinin yalnızca ufak bir parçası olarak kaldı. Bunların dışında kalanlar ise kendi işletmelerini kurmaya yöneldi. Nitekim 2011 ve 2017 yılları arasında 6400’den fazla işletme Suriyeli ortakların katılımı ile çalışmaya başladı.

Çalışma iznine ilişkin yönetmelik, Suriyelilerin yasal yollarla işgücü piyasasına erişimini kolaylaştırdı, ancak ciddi bir çoğunluğun resmi işgücü piyasasına girişi mümkün olmadı ve Geçici Koruma Statüsü kapsamında barınan Suriyelilerin kayıt dışı olarak çalışma süreçleri devam etti. Suriyeli göçmenlerin kayıt dışı istihdama yönelmelerinin yanı sıra benzer durumla Türk işgücü piyasasında da karşılaşıldı. Nitekim, Sosyal Güvenlik Kurumu 2016 verilerine göre kayıt dışı istihdam oranı %33,49’a kadar düşürülebildi ancak bu oranın halen yüksek seyrettiği görüldü.

Suriyelilerin kayıt dışı istihdama yönelimleri bir ihtiyaç sonucunda ortaya çıkıyor. İş gücü piyasasına erişimlerine yönelik çalışmalarda bir hayli geç kalınması, onların onların kayıt dışı istihdam alanında savunmasız ve kullanıma açık olmalarını sağlıyor. Diğer taraftan ülke ekonomisinde de benzer sorunlarla karşılaşılması, Suriyelilerin kayıt dışı olarak istihdama yönelmelerini kolaylaştırıyor. Her ne kadar 2016 yılında düzenlenen yasal yönetmelikle beraber bu durumun önüne geçmeye yönelik adımlar atılsa da önceki beş yıl süresince ortaya çıkan ve artarak devam eden Suriyeli kayıt dışı istihdam sorununun bir anda değişemeyeceğini görülüyor. Bu durumun zamana bırakılmasının yanı sıra Suriyelilerin iş gücü piyasasına entegre olmalarını sağlayacak politikaların iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gerekiyor. Ayrıca Suriyelilerin iş yapabilme becerilerini güçlendirecek çalışmaların yaygınlaştırılması da gerekiyor.

Kaynak: ekonomistler.org.tr

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Düşünceler

Paylaşmak istedikleriniz mi var?

Gönderiliyor

®  2018 Araştırıyorum 

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?